80’lerin sonu itibariyle futbolun globalleşme ve endüstrileşmeye başlamasının sonucu futbol kulüplerinin en önemli gelir kaynaklarından biri haline geldi sponsorluk gelirleri.
Peki neydi bu sponsorluk kavramı?
Bir kurum veya kuruluşun bir sporcuya, kulübe, organizasyona, spor tesislerine yaptığı yatırımı spor sponsorluğu olarak değerlendiriyoruz. Birçok büyük şirket bireylerin bilinçaltında var olmak, belli bir imaj yaratmak veya imajını güçlendirmek için sponsorluk alanında yatırımlar yapıyor. Böylece yaptığı bu yatırımlarla rakiplerine karşı belli bir avantaj kazanıyor ve marka değerini arttırıyor. Günümüzün endüstrileşmiş futbolunda fast-fooddan teknolojiye, bankacılıktan spor ürünleri üreten birçok firmaya kadar çoğu markanın sponsorluk yatırımları yaptığını görüyoruz.
Futbol sektörünün sponsorluk gelirlerinden elde ettiği tutar 8.5 milyar dolar civarında. Bunun 3 milyar dolarlık bir bölümü, dünyada ekonomik açıdan futbolun en büyük pazarı olan Avrupa’ya ait. Verileri incelediğimizde bu gelirin %50’sinin beş büyük ligde (İngiltere, İspanya, Almanya, İtalya, Fransa) oynayan takımlara, geri kalan %50’nin ise diğer 47 UEFA üyesi ülkenin takımlarına gittiğini görüyoruz.
Sponsorluk gelirlerindeki bu uçuruma baktığımızda ise futbol kalitesi ve dolayısıyla dünyanın her yerinden büyük liglere gösterilen ilgi karşımıza çıkıyor. Dolayısıyla, firmaların markalaşabilmiş, uluslararası üne sahip olan, yani globalleşmiş kulüplere yatırım yaptığını görüyoruz. Zirveye baktığımızda FC Chelsea, Bayern Munich, Real Madrid, Barcelona ve Manchester United gibi global markaları görüyoruz. Güncel sponsorluk anlaşmalarına baktığımızda ise sponsorluk ücretlerinin daha da arttığını görüyoruz. Mesela Arsenal’in Emirates ile imzalanmış 100 milyon sterlin değerinde bir anlaşması var.
Sponsorluk sadece kulüpleri değil, dev organizasyonları da kapsıyor. Dünyanın en büyük futbol organizasyonu Dünya Kupasına baktığımızda karşımıza kulvarları çok farklı olan 21 dev sponsor firma çıkıyor. Coca-Cola, Adidas, MasterCard, Hyundai, McDonalds, Gillette, Yahoo, Philips gibi birçok firmanın yaptığı yatırımın 650 milyon dolar olduğu konuşuluyor.
Bu büyük yatırımların firmalara sağladığı kazançlar ise gerçekten çok büyük. Sponsorluk yatırımları sayesinde dünyada 3 milyar insana imajlarını tanıtıp, tanınırlıklarını arttırıyorlar. Bu da satış oranlarında önemli bir yükselme demek. Bu imaj çalışmalarına en büyük örnek şüphesiz Coca-Cola. Yapılan anketlerde Dünya Kupası denince her 100 kişiden 51’inin aklına Coca-Cola geliyor. Buna sebep olan en büyük neden, Coca-Cola’nın 72 yıldır Dünya Kupasının resmi sponsoru olması. Coca-Cola yöneticileri elde ettikleri büyük karın farkında olmalılar ki, en azından 2022 yılına kadar Dünya Kupası’nın resmi sponsorluğuna devam edecekler. Diğer bir örnek ise Adidas. Adidas 8 yıllık bir sürede Dünya Kupası sponsoru olmak için 350 milyon dolar ödeyecek. Fakat Adidas yöneticisi Thomas van Schaik, buna değdiği görüşünde. Schaik, ”90 dakika bir ürünümüzü, sahadaki topu televizyonlarda seyrettiriyoruz” diyor. Sahayı çevreleyen reklam panoları, futbolcuların ayakkabıları ise işin cabası. Dünya Kupası resmi futbol toplarını üreten Adidas, 2002 yılında bu toplardan 6 milyon adet satmış. 2006 yılındaki satış miktarları ise 15 milyon civarında. Bu da yaptığı yatırımların kendisine dönüşü demek.
Bir de futbolcularla imzalanan kişisel sponsorluk anlaşmaları var. Tabi ki bunun bedava malzemeden ibaret olduğunu düşünmek yanlış olur. Firmalar büyük paralar ödeyerek oyunculara sponsor oluyor, onlara reklam kampanyalarında yer veriyor. Bu alanda akla ilk gelen isim şüphesiz ki başlı başına bir marka olan David Beckham. Beckham sadece bir futbolcu değil, aynı zamanda günümüz modasının en önemli ikonlarından birisi. Son yıllarda eski formunda olmasa da hala çok kazanıyor. Son birkaç seneye baktığımızda ise sektörde marka değeri artan isimler Christiano Ronaldo, Fernando Torres, Zlatan Ibrahimovic, Lionel Messi gibi yıldızlar. Değişik sektörlerden markaların kampanyalarında boy gösteren bu yıldızlar, sahada olduğu kadar ticari alanda da rekabet içinde.
Futbolcularla yapılan anlaşmalar, bildiğiniz gibi saha içinde firmanın ürünlerini kullanmaktan ibaret değil. Firma, oyuncunun saha dışı davranışlarından fiziksel imajına kadar birçok noktada belirleyici rol oynuyor. Hatta oyuncunun başka bir kulübe transfer olmasında aracılık etme görevini de üstleniyor. Zamanında, David Beckham’ın Real Madrid’e transferinde Adidas’ın etkisi uzun süre konuşulmuştu.
Dönüp Türkiye’yi incelediğimizde ise, sponsorluk kavramının bizde eskilere dayanmadığını ve yeni yeni geliştiğini görüyoruz. Türk futbolundaki sponsorluk pastasına baktığımızda büyük payın 3 büyüklere gittiğini görüyoruz. 65 milyon dolarlık bu pastanın %30’u bu kulüplere gidiyor. Zirvede 8.5 milyon dolarla Fenerbahçe var.
Turnuva ve lig bazında sponsorluklar incelendiğinde ise son yıllarında önemli gelişmeler mevcut. Türkiye 1. ligi, 1999-2000 sezonundan beri çeşitli firmaların isimleri altında oynanıyor: Telsim 1. Ligi, Turkcell Süper Lig vb… Türkiye Kupası ise birkaç sezondur Fortis’in sponsorluğu altında Fortis Türkiye Kupası şeklinde oynanıyor. Bu sponsorlukların Türk futbolu için çok önemli bir mali destek olduğu ise yadsınamaz bir gerçek.
Büyük sponsorluk gelir elde etmenin yolu uluslararası vizyon ve ciddi anlamda markalaşma olduğu için, Türk futbolu bu büyük pastadan yeterince pay alamıyor. Bu alanda bizim için başarının sırrı birbirini besleyen iki kavramda: Futbolda başarı ve mali güç.
Sonuç olarak sponsorluk kavramını genel olarak değerlendirdiğimizde futbol ve iş dünyasının çok büyük kazançlar sağladığını görüyoruz. Sponsor firmalar, imajlarını milyarlarla ifade edilen çok geniş kitlelere ulaştırıyor; futbol dünyası ise kulübünden oyuncusuna milyarlarca dolar gelir elde ediyor. Sponsorların futbolda kapitalizm rüzgarıyla amatör ruhu öldürüp oyun kalitesini düşürdüğü şeklinde birçok görüş olmasın rağmen, sponsorluğun futbol sektörüne yaptığı mali katkı çok büyük.
Kaynaklar: www.verkac.org / www.sponsorluk.gov.tr
Yazan: M. Seyfettin Akbel

Benzer yazılar:
yazının en can alıcı kısmı, son paragrafta gizli! futbol her ne kadar bir sektör haline glemiş olsa da; aslında bir oyun olduğunu unutmamak lazım. sponsorlar yazıda bahsedildiği gibi tabii ki bu büyük pazarların gelişiminde büyük rollere sahip! ama örnekle açıklarsam; ronaldo clear’dan, castrol’den reklam almadan da yeteneklerini sergiliyor! bu, daha çok mevcut kişinin bir obje olarak sunulması! tamamen kapitalist düzen ve “oyun” kavramını da yerlebir ediyor. ancak dünyanın düzeni doğrultusunda da olamazsa olmaz bir kavram sponsorluk!