SpongeBob SquarePants’e bayılıyorum ve itiraf etmeliyim ki onu çok kıskanıyorum. Modern hayata ‘nanik’ yapmak için bir çizgi filmden daha iyi bir yol olamazdı herhalde.. Biz her gün işe zar zor giderken, harcandığımızı, sömürüldüğümüzü, tüketildiğimizi düşünürken; o nasıl susam tanelerini saymak için sabah saat üçte işine gider? İş aşkıyla yanıp tutuşur?
Biz ahmak insanlara karşı tahammülümüzü tamamen kaybetmiş ve onlardan bile öğrenilebilecek bir şeyler olduğunu unutmuşken o nasıl Patrick ile dostluk kurabilir? Biz her şeyden yılmış, ilgi alanları bulmaktan zorlanırken, o nasıl hiç bıkmadan usanmadan üstelik her seferinde sınıfta kalmasına rağmen ısrarla ehliyet kursuna gidebilir?
Biz hayal gücümüzü güçlendirmek için eskisinden daha fazla bir şeyler okumaya, bir şeyler izlemeye ihtiyaç duyarken, o nasıl sıradan karton bir kutunun içinde kurduğu hayallerle kendinden geçebilir? Ve biz mutlu olmamız gereken zamanlarda bile her şeye kulp takıp mutsuz olmak için bariz bir çaba gösterirken, o nasıl hiçbir şeyden yara almadan mutlu olabilir?
Eğer tüm bunları sadece onun çizgi film karakteri olmasıyla açıklıyorsanız, asla onun gibi olamayacaksınız demektir.. Bir çizgi film karakterine dönüşme yetiniz varsa, başka..
Yazan : Büşra Sayım
Benzer yazılar:
Aslında bu kadar anlamlı bir yazınızın altında bunu paylaşmak istemezdim ama yazınızın son kısmında bahsettiğiniz gibi çizgi film kararterine dönüşme yetisi olan birini gördüm internette ve bu sözleriniz aklıma geldi:) http://www.nogooddesigns.com/spongeboob/