Herkese Merhabalar,
Bugün büyük gün. Bugün o bahsettiğimiz uzun, eğlenceli ve bol paylaşım içeren serüvene başlıyoruz. Ama başlamadan önce sizlere yoğun ilginiz, bugün ilkini yapacağımız paylaşım serüveni süreci ile ilgili geri dönümleriniz için çok teşekkür etmek istiyorum. Çünkü siz de takdir edersiniz ki burada yapacağım paylaşımlar sizlere ulaştığı, değer bulduğu ve bu değere paralel olarak yapacağınız yorumlar ölçüsünde değer bulacaktır. Sözü uzatmadan ilk paylaşımıma büyük bir heyecanla başlıyorum. Fotoğrafçılıkla ilgili bilgilerin kazanılması sürecinde en sıkıcı süreç belki bu teorisel süreçtir. Fakat eminim bu bilgilerin pratikte ne kadar işlevsel bilgiler olduğunu gördükçe işin eğlenceli boyutunu da kavramış olacağız. Bu teorisel bölüme geçmeden önce neredeyse bütün temel fotoğrafçılık seminerlerinde önemle üzerinde durulan iki unsura kısaca değinmek istiyorum. Birincisi fotoğraf makinemizi her zaman boynumuza asıyoruz. İkincisi ise çoğumuzun yıllarca yaptığı, fotoğrafa “resim” deme hatasını şu dakikadan itibaren alışkanlıklarımız arasından kaldırıyoruz. Bu iki önemli hatırlatmayı yaptıktan sonra gönül rahatlığıyla teori paylaşımına geçiyoruz. Biraz önce dediğim gibi birçoğumuza sıkıcı gelebilecek bu bölümün sıkıcılığını elimden geldiğince azaltarak, bu bilgileri bir kitaptan, bir fotoğrafçılık seminerinden alıyormuş gibi değil de sanki dost meclisinde, sizlere bildiğim bir iki küçük detayı anlatıyormuşum gibi yansıtmaya çalışacağım. İlk olarak elimizden düşürmememiz gereken silahımızı yani fotoğraf makinemizi genel olarak tanıyalım.
Bu bölümde fotoğraf makinesinin öğelerini tanıyacağız. Fakat daha da öncede belirttiğim gibi gereksiz ve uzun bilgilere çok girmemeye çalışacağım. İlk aşamada sık kullanacağımız öğeleri bilmenizde yarar olacağını düşünüyorum. Bu küçük notu da düştükte sonra fotoğraf makinemizi tanımaya başlayabiliriz.
Arkadaşlar bütün fotoğraf makinelerinde ortak olan dört adet temel parça bulunmaktadır:
Objektif, diyafram, obtüratör ve vizör. Peki fotoğraf denen bu sihir bu parçalarla nasıl oluşuyor onu detaylı olarak gelecek yazılarımda anlatmaya çalışacağım fakat bu parçaları daha net kavrayabilmek için de fotoğrafın oluşumunu kısaca yazmam gerekiyor diye düşünüyorum. Fotoğraflamaya çalıştığımız konudan gelen ışık önce objektifte toplanır ve odaklanır. Sonra, diyaframdan, yani objektifin içindeki bir diskin ortasından geçerek obtüratöre ulaşır. Fotoğraf makinelerinin çoğunda obtüratör filmin tam önüne yerleştirilmiştir. Obtüratör fotoğraf çekerken belli bir süre açık kalarak objektiften gelen ışığın film üzerine düşmesini sağlar. Bu ışık film üzerinde fotoğrafın oluşmasını sağlar.
1) Vizör: Vizör, sıkıcı tabiriyle, objektifin görüş açısı ve yönünü göz ile takip etmeye yarayan optik bir düzenektir. Basit tabiriyle, hani fotoğrafı çekmeden önce tercihen sol gözümüzü kapatıp sağ gözümü açarak konuya baktığımız küçük ekran :) Bu ekrandan konuya bakabilip kompozisyonumuzu ayarlayabildiğimiz gibi genellikle makinelerde ekranın altında gözüken pozometre kısmından, çekeceğimiz konu üzerindeki ışığı ölçümleyerek, fotoğraf makinemizin uygun gördüğü enstantane ve diyafram değerlerini görebiliriz.
2) Netleme Sistemi: Netlemeyi gerçekleştiren vidalı iki tüpten ibaret bir aparattır. Merceklerin film düzleminden uzaklaşıp yakınlaşması ile netleme yapılır. Bu sistemle otomatik odaklama veya manuel odaklama yapılabilmektedir. Gözümüz netlik ayarlamaya çok aşina oluncaya kadar otomatik odaklamadan şaşmamanızı tavsiye ederim arkadaşlar.
3) Objektif: Görüntünün film üzerinde yeterli aydınlık ve netlikte oluşmasını sağlayan mercek ya da mercekler topluluğudur. Yani burada objektifin temel özellikleri olarak, ışığı filme geçirirken netleme sistemiyle netliğini, diyafram sistemiyle de içeriye giren ışığın yoğunluğunu ayarlayabilmesini sayabiliriz. Objektif çeşitlerini ise ayrı bir yazıda uzunca açıklayarak örnek fotoğraflarla açıklamaya çalışacağım.
4) Diyafram: Fotoğrafa az çok ilgisi olan herkesin duyduğu fakat belki de yeterince bilgi sahibi olmadığı terimlerden birisi. Diyafram, ışığın yoğunluğunu kontrol edebilmeyi sağlayan, büyültülebilen ya da küçültülebilen bir delikten ibarettir. Fonksiyonları, ışığın yoğunluğunu ve net alan derinliğini kontrol etmektir. Diyafram aralıkları aşağıdaki şekildeki gibidir:
5) Obtüratör (Perde): Işığın film üzerine düşme süresini belirleyen mekanik bir sistemdir. Bu süreler çoğunlukla saniyelerin birimleri kadardır. Örneğin 1/1,1/2,1/4,1/8,1/15,1/30,1/60,1/125,1/250,1/500,1/1000 saniye gibi. Obtüratörün fonksiyonları ise, ışık miktarını saptamak ve hareketi saptamaktır.
6) Deklanşör: Deklanşör, hepimizin bildiği, bunca sürecin ardından fotoğraf dediğimiz sihrin oluşmasını sağlayan yegâne öğedir :)
Genel olarak fotoğrafın makinesinin temel öğelerini sizlerle paylaşmaya çalıştım arkadaşlar. Böylelikle serüvenimiz de resmi olarak başladı. Duyanlar duymayanlara söylesin :) Gelecek yazıda objektif çeşitlerini ve bu çeşitlerin fotoğrafa etkilerini örnek fotoğraf kullanarak sizlerle paylaşacağım arkadaşlar. Takipte olalım lütfen. Yeniden paylaşmak dileğiyle :)

Benzer yazılar:
enstantane yakalamak değimi burdan geliyormuş meğerse :)) heyecanla devamını bekliyorum..
Teşekkürler bu güzel ve bilgi dolu paylaşım için….
Gerçekten çok yararlı bi blog olacağa benziyor.Teşekkürler bu güzel paylaşımlar için…
gerçekten aydınlatıcı olmuş! sıkıcı kelimelerden kaçmak da okunabilirliği artırarak terimler arasında boğulmanın önüne geçmiş! devam devam!! süper yazı disizi!
cidden cabuk anlamamız için sade ve doyurcu bilgiler vermişsiniz sizi ivedilikle takip edeceğim teşekkürler
[...] – Fotoğraf Makinesinin Parçaları Temsilî fotoğrafçı [...]
meğersem aylardır aradığım yazı dizisi burdaymış..sıfırdan başlayanlar için fotoğrafçılık dersleri arıyordum..kısmet işte:))
bu bilğiler ğöz dolduruyor teşekkürler?