Son yazimdan sonra Amerika’lı bir arkadaşım bu yazıyı Google Translate ile çevirmiş ve bana yazı hakkında ne düşündüğü belirten bir e-posta göndermiş. Aslında benim bu yazının üstüne bir yazı daha yazmak istememin asıl sebebi bu değil. Amerika’lı arkadaşım aynı zamanda Obama’nın şu ana kadar seçimlerde belirttiği konuların üzerine ne kadar gidebildiğini ve dış politikasını sorgulamış. Bunun üzerine ben de arkadaşıma e-posta attım ve bir kaç soru daha sordum, bunun sonucunda hoş ve tatminkar cevaplar aldım ve bunları sizinle paylaşmak istedim, ayrıca Amerika’nın önemli bir üniversitesinde Dünya Tarihi ve Politika okuyan bir öğrencinin yorumları bence onları anlamak açısından bizim için önem taşıyor diye düşünüyorum. Bu da beni bu yazıyı yazmaya iten 2. sebepti.
Yazının genel seyrinden biraz bahsetmek istiyorum;
Amerika’lı arkadaşım (Tyler) attığı e-postadan alıntı yaparak kendi yorumlarımın olduğu bazı bölümler ve devam eden süreçte benim Tyler’a sorduğum soruların sonucunda Tyler’ın yaptığı yorumlar olacak.
Tyler: His changes in foreign policy haven’t solved any big issues yet and many of his promises haven’t been fulfilled, but he hasn’t been a president for very long yet. I think ending the missile shield program is an excellent step along with other changes to creating a non-antagonistic relationship with Russia.
“Dış politikada şu ana kadar yaptığı değişiklikler hala herhangi büyük bir sorunu çözmedi, ayrıca verdiği sözlerin çoğunu da tutamadı, ancak henüz çok uzun süredir bir başkan değil. Doğu Avrupa’daki füze koruma programı iptal etmesi ve yaptığı diğer değişiklikler, Ruslarla düşmanca olmayan ilişkiler kurması yönünden muhteşem bir adım.”
Bunu okumak aslında beni biraz şaşırttı. Çünkü baktığımız zaman genel olarak Amerika’lılar Doğu Avrupa’ya kurulacak füze sistemi konusunda 1. ve 2. G.W Bush döneminde oldukça kararlıydı, son seçimlerde John McCain seçilseydi eminim Obama’nın yaptığı yapmazdı.
İran’da gerçekleşen son seçim hakkında ve seçim sırasında oluşan olaylara ise şöyle yaklaşıyor ve bu konudaki memnuniyetini şöyle belirtiyor Tyler;
When Iran had it’s elections and there were large demonstrations in the streets of Tehran and accusations of fraud, I think it was very wise of Obama to not get involved. I think if John McCain were President, he wouldn’t have been so cautious and the US would have created a conflict and interfered in the government of another country once again.
“İran’da seçimler sırasında Tahran sokaklarında bir çok gösteri ve sahtekarlık suçlaması oldu (seçim sonuçlarına atıfta bulunuyor) buna rağmen Obama’nın bu olaylardan uzak kalması çok akıllıca bir hareketti. Eğer John McCain başkan olsaydı, bu kadar sakıngan olmayabilirdi ve Amerika bir başka ülkenin hükümetine yönelik bir sorun daha yaratmış olurdu”
Obama’nın Nobel Barış Ödülünü almasıyla ilgili sorularıma ise şöyle cevap veriyor;
Ben: Tyler, sence Obama Nobel Barış Ödülünü hak etti mi? Hak ettiyse bunu hangi hareketi yada hareketleriyle hak etti?
Tyler:Nothing he has done so far deserves a Nobel Prize, he made a lot of promises, he has changed the tone of American foreign policy but he has not made any major changes such as withdrawing from Iraq, closing Guantanamo Bay prison, stopping Israeli settlements, making an agreement with Iran, North Korea.
The prize is a distraction and everyone in the U.S. is very confused as well as the rest of the world. It appears that the chairman of the Nobel Peace Prize committee, Thorbjoen Jagland, just selects world leaders he wants to have dinner with as prize-winners.
“Şimdiye kadar bu ödülü hak edecek hiç bir şey yapmadı, bir çok söz verdi, Amerikan Dış Politikasının tavrını degiştirdi ama herhangi büyük bir değişiklik yapmadı, mesela Irak’tan çekilmedi, Guantanamo’yu kapatamadı, İsrail’in yapılanmasını durduramadı, ( daha detaylı bilgi için burayı tıklayın ) İran’la ve Kuzey Kore’yle bir anlaşma yapamadı.( Bu ülkelerin nükleer güç olma yönündeki adımlarına atıfta bulunuyor. )”
Ayrıca Tyler devam eden süreçte Nobel’in dikkat dağıtıcı olduğun belirtiyor ve ekliyor;
“Bütün Amerika’nın bu konu hakkında gerçekten kafası karışık, görünen o ki Nobel Ödül Komitesi Başkası, Thorbjoen Jagland,ödülü ödül sahibi olarak yemek yemek istediği Dünya Liderlerine veriyor.”
Cevaplardan ötürü Tyler’a çok teşekkür ediyorum.
Ayrıca size bundan sonraki yazılarımda yapacağım bir uygulamadan bahsedeceğim, her yazıyı yazarken tek bir şarkı dinliyorum ve bu daha fazla odaklanmamı sağlıyor, bundan sonra bu şarkıyı sizinlede paylaşıcağım. Bu yazının şarkısı;

Benzer yazılar:
Bende bu konuyu geçen gün Polonyalı oda arkadaşımla tartışmıştım. Genel kanımız hakketmediği yönündeydi.
Birazda Obama’nın az da olsa azalmış popüleritesini arttırmaya çalışmaları olduğunu da düşünmedim değil. Obama gerçekten birşeyler yaptıktan sonra verilse bu ödül kimsenin itirazı olmazdı doğal olarak.
Akademi bence yaptığı bu hareketle ödülün değerini düşürdü.
Bence herkesi hemfikir olduğu konu, Obama’nın bu ödülü hak etmediği. Sonuç olarak, daha önce bu ödülü alanlar göz önünde bulundurulduğunda, Obama Nobel Barış Ödülü ile aynı cümlede yer alması bile yadırganıyor.
Ama bence ödülün verilmesi, bir çeşit teşvik. Çünkü, Obama’nın seçilmesi ile her ne kadar büyük bir soruna karşı somut bir adım atılmamış olsa da Amerikan dış politikası yumuşamış durumda. Aslında bu bekleniyordu da. Özellikle son dönem Amerikan başkanlarına bakıldığında, önce cumhuriyetçi başkanlarla hırçınlaşan, daha sonra demokrat başkanlarla cumhuriyetçilerin yaptıklarını temizleyen, biraz sempati toplayan ve daha ılımlı bir dış politika izleyen bir Amerika görülüyor. Şu anda Demokrat Obama’nın yaptığı da bu. G.W. Bush sonrası dibe vuran Amerika’nın itibarını temizlemek, diğer devletlerin ve halklarının sempatisini kazanmak ve barışçıl bir Amerikan dış politikası izlemek.
Olaya böyle bakarsak, Obama barış yolunda bir çok vaatte bulundu. Ama hala somut bir adım atmadı. Ödül de bu sözleri tutması, biraz daha barışçıl ve birleştirici olması için teşvik olarak önceden verildi.
Ayrıca çok güzel bir yazı olmuş…
abd’nin başına kimin hangi söylemlerle ya da vaatlerle geldiğinin hiç bir önemi yok abd’nin dış politikası belli bu politika dışına çıkması mümkün değil.obama seçmlerden önce bir çok söz verdi bunları tutamayacak çünkü;hepimizin bildiği bir proje var BOP yani büyük ortadoğu projesi.geçen haftalarda BANU AVAR’ın ”obama kimdir?’adlı sunumunu izledim(youtube de izleyebilirsinz) obama’nında yahudi olduğunu söylüyordu.abd Türkiye’ye geçen ay patriot füzeleri sattı ne kadar da Türkiye’nin güvenliği için olduğunu söylese de İRAN’a karşı olduğunu BOP’u bilen herkes anlamıştır.bence obama BUSH’un yolundan ilerliyecek ve İSRAİLLE birlikte İRANA karşı bi müdahalede buluncak.ve böylece BOP haritası şekillendirmeye devam edek.bundan dolayı obama’nın NOBEL ödülünü almaması gerekiyor.ABD’NİN BELLİ BİR DIŞ SİYASETİ VAR VE BU SİYASETTEN GERİ DÖNEMEZ.bugüne kadar ki çalışmalarınında bu ödülü hakettiğini sanmıyorum.FAKAT;iktidara geldiğinden beri İSLAM ülkeleri ile ilgili ilişkilerinden dolayı milletin gözüne daha sevimli olarak görünsün diye siyasi bir olay olarak bu ödülün obamaya verilmeside muhtemel…