Gazetelerde O’nun hakkında sayfa sayfa yazılar, yapılan röportajlar,eleştirenler, kendi fikrini empati kurmadan acımasızca dile getirenler… Oysa O minyatür sanatçısı, özgün baskı sanatçısı, restratör, 26 yıldır atölyesinde resim öğretmeni, yoga eğitmeni ve nihayetinde bir yazar:
Uyandıran Aşk (şiir, 1991), Kurt Seyt & Shura (roman, 1992), Kurt Seyt & Murka (roman, 1993), Mengene Göçmenleri (roman, 1994), Zihnimin Kanatları (denemeler,1995), Turkuaz’a Dönüş (derleme, roman, 1996), Bir Gece Yolculuğu (fantastik roman, 1999), Bir Duayenin Hatıratı (derleme-anı, 2002), Sır (roman, 2006), Kırk Kırık Küp (hikâye, 1999, 2006), Aurora’nın İncileri (roman, 2007), Sırça Tuzak (roman, 2007).
Onca güzel kitaptan sonra, son çıkan ve kocası Pamir Bezmen’in ölümünden sonra kaleme aldığı, bir hatırat, aşk romanı, tutku öyküsü diyebileceğim Bizim Gizli Bahçemizden(anı-roman,2009) birçok tartışmaya yol açtı. Kitapta anlatılan tutkulu aşk, birçok tabuyu yıkan bir hayat öyküsü, kişisel olarak değerlendirdiğimde bana yaşam için ilham veren cümlelerin sonunda, aslında kitap bir yas tutma hikayesiydi. Nermin Bezmen, 35 yıl boyunca bir an olsun ayrılmadığı, çok sevdiği, devasa bir aşk yaşadığı eşinden kitapta fazlaca gönlünü açarak bahsediyordu. Ne var ki, kitapta muhteşem şekilde anlatılanlar ancak magazinsel bir konu olunca çok daha fazla gündeme gelebildi. Ya da kitap demeyelim de kitabın yazarı diyelim. Ayşe Arman’ın Nermin Bezmen ile yaptığı röportajın ardından çoğu kişi hayrete düştü, hatta bu kadar büyük bir aşk nasıl biter, nasıl başkasıyla birlikte olur bu kadın dediler. ( Bezmen Ailesi için bkz.)
Burada olay öyle basitleştirildi ki, sanki insan kalbini başkasına açamaz, sanki başkasını sevince o aşk uçup gider, yaşanılanlar puff diye yok olur gibi… Ya da herkes sanki acısını aynı şekil ve süreçte yaşar gibi, herkes kendi düşüncesini Bezmen üzerine uygulayıp ne varsa içini döktü. Aslına bakarsanız bu konu gündeme gelmeseydi, sadece Bezmen’in okuduğum kitaplarına, nasıl güzel ve etkileyici anlatım tarzına sahip olduğuna, tarihsel bir çerçevede yaptığı karakter analizlerine ve romanlarının çoğunda kadın karakterlerin cinselliklerini nasıl cesurca
yaşadıklarına ve bunun öyle güzel bir dille anlatılmasına daha çok değinecektim, ancak yeri gelmişken ben de kendimi tutamadım ve gündem konusuna yenik düştüm. Nermin Bezmen bence, düşündükleriyle, yaptıklarıyla, yazdıklarıyla, duruşuyla hatta görüntüsüyle örnek alınabilecek bir kadın.
Sevmek ve sevilmek gibi bir şey varken, insan neden kendini kapatsın ki. Bu gidene bir ihanet değildir, o artık yoktur çünkü. Onunla yaşananlar da hala oradadır. “Aşk onun kör atlı topal süvarisidir ve kimseye hesap vermez, gelince atlar gider.”
Kimine göre, edebiyatla, sanatla ilgisi yoktur onun romanlarının çünkü sosyete denilen bi topluluktandır o da. Çünkü imkanları var ve kullanmasını çok iyi biliyor. Ama bazıları gibi tüketmekten ibaret değil hayatı, çoklarının tercih ettiği gibi bir yaşamı seçmedi ve yazmaya, üretmeye devam etti, ediyor. Yazdıklarında kendi ailesinden ve yaşadıklarından esinleniyor olabilir, hepsinde birebir anlatmasa da bunları değişik şekillerde kurgulayarak anlattığı aşikar. Yakın bir zamanda yeni kitabı da çıkacak diye biliyorum. Okurları Sırça Tuzak’ın devamını beklerken o, son kitabının devam hikayesini ve Sırça Tuzak’ın kurgusunu harmanlayarak yeni bir devam kitabıyla okuyucuyu şaşırtacak sanırım. Heyecanlı bir bekleyiş… Tüm bu dedikoduların arasında herkesin aşkı ve yaşadıkları kendine, bizim söz söylemeye hakımız olabilir kendi içimizde.
Yine nasıl ağlamaklı ve eğlenceli kitap okuma saatleri beni bekliyor olacak acaba?

Benzer yazılar:
Yazımın ardından, yukarıdaki yazımı sayfası aracılığıyla kendisiyle paylaştığım Nermin Hanım, yazıma beni çok mutlu eden bir yorum yazmış. Kendisine teşekkür ediyorum ve yorumunu paylaşıyorum. Nermin Bezmen: SEVGİLİ EZGİ, YÜREKLİ YAZIN İÇİN TEŞEKKÜR EDİYORUM. BİZİM DURUŞLAR ZOR DURUŞLARDIR. KOLAYI, SES ÇIKARMAMAKTIR. AŞKLA KALIN.
Linke buyrun:)
[...] 5- Nermin Bezmen’e Dair [...]