Nazım Hikmet’in Atatürk’e Mektubu

Şeyma Karadağ yazıyor. | 19 Mayıs 2010 Paylaş
Cumhurreisi Atatürk’ün Yüksek Katına
Türk Ordusunu “isyana teşvik” ettiğim iddiasıyla “on  beş yıl ağır hapis” cezası giydim.
Şimdi de Türk Donanmasını “isyana teşvik etmekle” suçlanıyorum.
Türk inkılabına ve senin adına and içerim ki suçsuzum.
Askeri, isyana teşvik etmedim.
Kör değilim ve senin yaptığın her ileri dev hamleyi anlayabilen bir kafam, yurdumu seven bir yüreğim var.
Askeri isyana teşvik etmedim.
Yurdumun ve senin karşında alnım açıktır.
Yüksek askeri makamlar, devlet ve adalet, küçük, bürokrat gizli rejim düşmanlarınca aldatılıyorlar.
Askeri isyana teşvik etmedim.
Deli, serseri, mürteci, satılmış, inkılap ve yurt haini değilim ki bunu bir an olsun düşünebileyim.
Askeri isyana teşvik etmedim.
Senin eserine ve sana, aziz olan Türk dilinin inanmış bir şairiyim.Sırtıma yüklenen ve yükletilebilecek hapis yıllarını taşıyabilecek kadar sabırlı olabilirdim.
Büyük işlerinin arasında seni bir Türk şairinin felaketi ile alakalandırmak istemezdim.
Bağışla beni. Seni bir an kendimle meşgul ettimse, alnıma vurulmak istenen bu “inkılap askerini isyana teşvik etmek” damgasını ancak senin ellerinle silinebileceğine inandığımdandır.
Başvurabileceğim en inkılapçı baş sensin.
Kemalizm’den ve senden adalet istiyorum.
Türk inkılabına ve senin başına and içerim ki, suçsuzum.
İşte sevgili Nazım Hikmet’in Yüce Atatürk’e yazdığı mektup… Adaletin gerektirdiği gibi hukukla değil, siyasi çekişmelerle yargılandı. 15 yıl hüküm giydi. Atatürk daha hayattayken Türk aydınına düşünce suçu gözetilerek verilen ceza ortada bugün ise hemen hemen hiç değişmedi. Nazım’ın suçlanma gerekçesi ise donanma personeline kitap okutmaktı, kitap okutarak isyana teşvik etmekti.
Şimdi herkes üzülüyor değil mi Nazım’a olanlara? Lanetliyorsunuz o zamanın zihniyetini. Peki niye şimdi olanlara sesiniz çıkmıyor? Nihat Genç artık hiç bir televizyon kanalına çıkamıyor, facebooktan dahi videoları siliniyor. Banu Avar’ı bazı üniversiteler söyleşi için kabul etmiyor, programı zaten kaldırıldı. Büyük medya grublarına kesilen haksız cezalar zaten belli. Sansürlenen internet siteleri… Yurt dışına kaçmak zorunda bırakılan yazarlar…
Kitap okumayı evde çocuklarınıza dışarıda oyundan eve geç geldiği için ceza olarak verirseniz bu ülkenin geleceği hiç değişmez. Madem ki onlar geleceğimiz, evde ”büyüklerin sözüne karışma”, ”sana fikrini sormadık” diyerek çocukların düşüncelerini kısıtlamayın, bırakın özgürleşsinler, bırakın konuşarak anlaşılabileceğini, kendilerini ifade etmeyi öğrensinler. Siz de çok değil iki dakikanızı ayırın ki dinlenildiklerini anlasınlar ve sizin sözünüze de aynı şekilde değer versinler. Şaşırmaya gerek yok, bizim çocuklarımızdan bahsediyorum. İşe yaramaz olduklarını sürekli söyleyerek gerçekten onlara bunu işlediğiniz çocuklarınızdan.
Geleceğin üniversiteli anne, baba aday adaylarına sesleniyorum; evinizde Nazım Hikmet okutun çocuklarınıza. Aynı zamanda Tarık Buğra’nın ” Küçük Ağa” sını, Yakup Kadri’nin ”Vatan Yolunda”yı. Büyüdüklerinde ise Sunay Akın’ı, Doğan Cüceloğlu’nu okusunlar, tanısınlar. Hayata Nazım’ın gözünden baksınlar. Kitapların yolundan yürüsünler.

Benzer yazılar:

  1. Bir Çocuğa Atatürk Sevgisi Aşılamak
10 yorum var
  1. Hamdi - 19 May 2010 23:30

    Eline sağlık. Bu mektubu ilk defa okudum. Kaç yılında yazıldığını da merak ettim :)

    Yazılanlara yurt dışına göçen beyinleri de eklemek gerekir. Bir de ebeveynlerin çocuklarına kitap okuma alışkanlığı kazandırabilmeleri için ev içinde kitap okuyan birilerinin olması lazım ki çocuk bunun bir gereklilik olduğunu anlasın.

  2. emine sur - 20 May 2010 00:02

    bu harika yazıya söyleyecek laf bulamıyorum gerçekten çok başarılı tebrik ediyorum…

  3. şeyma karadağ - 20 May 2010 00:17

    hamdi yazı 1937-1938 tarihlerinde yazılmış olabilir diye tahmin ediyorum.. kitap okuma alışkanlığı da her ne kadar ebevenyler tarafından kazandırılır çocuklara.. aynen çocukların sigara içmeyi örnek aldıkları gibi…ayrıca emineye ve sana yorumlarınız için teşekkür ederim :)

  4. osman - 29 May 2010 21:59

    takibizdeyiz şeyma hanım. başarılarınızın devamı dileğiyle.

  5. ummuhan - 4 Haz 2010 00:39

    Kitap okumayı evde çocuklarınıza dışarıda oyundan eve geç geldiği için ceza olarak verirseniz bu ülkenin geleceği hiç değişmez…
    Çok doğru büyükler böyle davrandıkça çocuklar kitap okumayı ceza sanacaklar.. Yazı çok ii teşekkürler.. :)

  6. şeyma karadağ - 4 Haz 2010 21:26

    teşekkür ederim canım yorumun için :)

  7. Emre ÇOBAN - 16 Haz 2010 14:29

    Bu adamı çok duydum fakat hayatını felan okumadım.
    Bu yazıyıda okumadım ama büyük ve güzel bir emek olduğu ap-açık o yüzden tebrik ederim, başarılarının devamını dilerim.
    Yeni yazılar, yeni başarılar seninle olsun ey güzel yazar…

    @dt.

  8. Kim ki - 26 Haz 2010 11:51

    @Emre ÇOBAN – Okusaydiniz keşke, önce bu yazıyı sonra da bu adamı.

  9. Şule - 26 Haz 2010 13:44

    Eğer mevcut ise yazılan bu mektup için bir kaynak gösterebilir misiniz ?

  10. Şeyma Karadağ - 29 Haz 2010 17:27

    mektubun kaynağı olarak Soner Yalçın’ın ‘Bu Dinciler O Müslümanlara Benzemiyor’ adlı kitabının
    139. sayfasını göstere bilirim. İlk olarak bu kitapta rastladım mektuba ve çok etkilendim, sonra internette araştırdığımda çeşitli forumlarda karşılaştım ama malesef ekstra bir kaynağa ben de ulaşamadım.

yorum yapın
  • Etiket Bulutu

    abd afer.in allen amerika atatürk avrupa basketball basketbol blog bryant ekonomi evlilik eğitim facebook film fotoğraf fotoğrafçılık futbol gençlik gezi hayat internet iverson izmir jordan kadın kobe Mizah nasıl yapılır nba otobüs parlaklık reklam seyahat Sinema Spor takım tarih tatil türkiye vize çocuk öğrenci üniversite ışık
  • En son bu yorumlar yapıldı

  • Biz beğendik, buyrun siz de okuyun


  • Arşiv

    • 2010 (116)
    • 2009 (92)
  • Bizi tanımak ister misiniz?