Malesef ülkemizde yeterince kaliteli spor gazeteleri yok. Çoğu zaman birbirinden kolpa haberlerle dolduruyorlar manşetleri. Zaten sayfanın dörtte üçü Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray’a geleceğini idda ettikleri dünya starlarının resmiyle dolu. Aslında bazen hak veriyorum. Maç ertesi günleri ve idda eki verdiği günlerin haricinde o gazetelerin satılması için bir sebep olmuyor tabii. O yüzden yüz yirmi puntoluk yazılarla kolpa haberler yapıyorlar.
Neyse gel gelelim , iyi yaptıkları şeyler de var tabi Türk spor medyasının. O da; orjinal, yaran başlıklar atabilme yeteneği. Bu yeteneği ilk keşfedenin Fotomaç olduğunu düşünüyorum. Halen bu alanda en kuvvetli Fotomaç’tır. Bir dönem Star gazetesi spor servisi Fotomaç’ı yakalamaya çalışsa da başaramadı. Şimdi ise dönem dönem Fanatik devreye girse de bu alanın şampiyonu kesinlikle Fotomaç’tır. Tabii başlık her ne kadar “Koparan Fotomaç Başlıkları” olsa da Koparan Fanatik Başlıkları, Koparan Star Gazetesi Başlıkları ve diğer başlıkları unutmamak lazım. :)
99 – 2000 sezonu. Galatasaray’ın UEFA kupasını aldığı dönem. UEFA kupasına katılmadan önce şampiyonlar ligindeki grup maçlarından sonuncusunda Milan ile karşılaşıyor. Galatasaray yenildiği ya da berabere kaldığı takdirde grubu sonuncu olarak tamamlayacak. Tek çıkar yol Milan’ı yenmek. O efsane maçı hepimiz hatırlarız. 85. dakikada 2-1 yenik durumdayız. O dakikadan sonra Hakan Şükür’ün kafa golü ve Ümit Davala’nın penaltısı ile maçı 3–2 kazanıyoruz ve UEFA kupasına katılmaya hak kazanıyoruz. Ertesi gün Star gazetesinde tam sayfa bir başlık : YENDİK Mİ LAN.
Yine aynı sezon UEFA kupasında yolumuza devam ediyoruz. Yarı finalde Leeds United ile eşleştik. İlk maç İstanbul’da ve 2-0 kazanıyoruz. Fakat İngiliz holiganlar İstanbul’da olay çıkarıyor ve 2 İngiliz taraftar hayatını kaybediyor. Tüm İngiliz medyası olayı bizim üzerimize yıkıyor. Ortam geriliyor ve rövanş maçı çok hararetli geçiyor. Neyse ki oradaki sinir harbinden 2-2’lik beraberlik ile ayrılıyoruz ve finale çıkıyoruz. Ertesi gün Star gazetesinde yine tam sayfa bir başlık : DİNGİLTERE
Yıl 2008. Türkiye, Avrupa Şampiyonası’nda gruplardan çıkmış ve çeyrek finalde Hırvatistan ile oynayacak. Hatırlayanlar vardır, ilk kez katıldığımız Euro 96’da yine grubumuzda Hırvatlar vardı ve son dakika golüyle onlara yenilmiştik. Yine bir Avrupa Şampiyonası ve yine Hırvatlar. Bu sırada da Hırvatların hocası Slevan Bilic ileri geri konuşuyor. 96’daki maçta, Bilic oyuncu imiş. Tabi bizim teknik direktör o zaman da Fatih Terim. Biliç diyor ki zamanında Terim’i yendik, yine yeneceğiz. Neyse hafiften gergin bir ortam. Maç günü sabahı Fanatik gazetesinde bir başlık : BUNLARA Bİ ÇAKMAK LAZIM
*Tabi “çakmak” kelimesi yerine çakmak resmi kullanıyorlar
Yıl 2001. Fenerbahçe şampiyonlar liginde gruptaki ilk 3 maçını kaybediyor. 0 puanla grup sonuncusu. 4. Maça Olympique Lyon karşısına çıkıyor. Fenerbahçe için umutların yeşereceği maç. Neyse maç başlıyor ve Fenerbahçe, Fransa’da Lyon karşısında 1-0 öne geçiyor. Acaba mı derken, Lyon maçı 3-1 kazanıyor ve Fenerbahçe 4. yenilgisini alıyor. Ertesi gün Fotomaç gazetesinde bir başlık : YİNE Mİ YENİLYON
Yıl 2002. Türkiye, Kore ve Japonya’da düzenlenen Dünya kupasında Japonya’yı eleyerek çeyrek finale kalıyor. Çeyrek finalde ise rakip, turnuvanın Türkiye ile birlikte en sürpriz takımlarından olan Senegal. Kupanın açılış maçında, son şampiyon Fransa’yı yenerek dikkatleri üstüne çekmişti. Velhasıl, Türkiye – Senegal maçı başlar ve 90 dakikası berabere tamamlanır. Uzatmalara geçilir. O zaman teknik direktör Şenol Güneş’tir ve turnuva boyunca pek yararlanmadığı İlhan Mansız’ı oyuna sokar. Uzatmaların başlamasıyla beraber Türkiye bastırmaya başlar ve derken çok gecikmeden İlhan Mansız o unutulmaz golü atar. Altın gol uygulaması sebebiyle bu gol ile sonlanır ve Türkiye yarı finale çıkar. Ülkede her yer bayram havasıdır. Ertesi gün ismini hatırlayamadığım bir gazetede başlık : DİNSİZİN HAKKINDAN İ.MANSIZ GELİR
Ve gelelim en mükemmeline. Michael Skibbe… Eski Galatasaray teknik direktörü. Geldiği günden beri ismi sebebiyle gazete başlıklarındaki esprilere kurban gitmişti. Galatasaray’ın kazandığı bir maç sonrası şöyle başlıklar vardı. ASLAN SKİBBE. Fakat en bombası istifa ettiği gün oldu. Aslında takım çok çok kötü durumda olmamasına rağmen işler pek iyi gitmiyordu. Eleştirilerin de dozu arttı. Yönetim o dönem lig sonuncusu olan Kocaelispor’a farklı yenildikleri maçın ardından istifasını istedi. Bu 5-2’lik hezimet ve peşine gelen istifadan sonra Fotomaç gazetesinde akıllara zarar bir başlık atıldı : SKİB BIRAKTI
*Bu başlıklı gazeteyi kendim görmedim, zamanında internette rast geldim. Kolpa olma ihtimali var.
Gördüğünüz üzere, habercilik anlamında fazla başarılı olamasak da, yaratıcılıkta sınır tanımıyor bizim spor medyamız!
Ayrıca bakınız:
fotomaç başlıkları – itüsözlük
yaran fotomaç başlıkları – uludağsözlük
aptal fotomaç başlıkları – ekşisözlük

Benzer yazılar:
Yıllar evvel, benim futbolu takip ettiğim dönemlerde Frank de Bour’un yüzünden goller yediğimiz bir Avrupa maçı sonrası benim aklıma “Men de Bour” başlığı gelmişti :F Belki gazetelerden biri de o başlığı akıl edip manşet atmıştır…
“SKIB BIRAKTI” bıraktı manşeti bobiler’den. Şimdi bobiler linkini bulamadım ama o günün gerçek manşeti şudur: http://www.itusozluk.com/gorseller/skib+b%FDrakt%FD/66754
Hakkaten yalnız fotomontaj olduğu baya belliymiş o başlığın :F
Yazarken bende SKIB BIRAKTI başlığının orjinalliğini araştırıp, bulamamıştım. İyi oldu orjinalini paylaştığınız.
Adını hatırlayamadığın gazete de Türkiye Gazetesi. “Dinsizin hakkından i.mansız gelir” başlığını atan. Bu başlıktan sonra İlhan’ın ailesi gazeteyi topa tutmuştu…
“Dinsizin hakkından İ. Mansız gelir” başlığı Senegal maçındaki golden birkaç dakka sonra benim de aklıma gelmişti, şimdi hatırladım! Spor gazetelerine iş başvurusunda mı bulunsam napsam :P
[...] 1- Koparan Fotomaç Başlıkları [...]
Yattara, Fenere de Attara vardı zamanında.