Her ay en az bir kez annemle kuaförcülük oynarım. Ben bilgisayarda oyun oynarken “Bak hala bu yaşta! Hem gözlerine yazık!” tepkisini veren ve eğer SIMS oynuyor olsam “Burada ev kuracağına evlen de yuva kur.”deme potansiyeline sahip olan annem, kuaförcülük oynamamıza hiç karşı çıkmıyor. Çünkü ben kuaför oluyorum, annem de müşteri oluyor ve güzel güzel saçını boyatıyor. Her ebeveyn gibi; romatizmadan göz bozukluğuna; gripten diş ağrısına kadar tüm sağlık problemlerinin bilgisayar başında fazla vakit geçirmekten kaynaklandığına inanmış olan annem, saçını boyarken soluduğum kimyasalları da hesaba katmıyor.
Yakın bir zamana kadar, annemle kuaförcülük oynarken, saçını her boyadığımda farklı bir renk tonu elde etmemin, annemin farklı renkler denemek istemesinden kaynaklandığını düşünüyordum. Ancak geçenlerde kuaförcülük oynamaya hazırlanırken, annemin boş saç boyası kutusunu elimden alıp, Koleston kutusundaki kadının fotoğrafını keserek aile albümümüze koyması ile çok yanıldığımı anladım. Yaklaşık beş dakika boyunca saç boyama işlemine geçemeden bir anneme bir Koleston kadınının fotoğrafına baktım. Bunun üzerine bir açıklama yapma gereği duyan annem “Kızım, markette gözlüğümü taksam da çıkarsam da boyanın numarasını okuyamıyorum. Bari rafta görünce Koleston kadınını tanıyayım da doğru rengi alayım. Görünce tanımak için saklıyorum fotoğrafını.” diyerek saçını her boyayışımda neden farklı bir renk tonu elde ettiğim konusu üzerindeki sır perdesini araladı.
O an anneme “Bütün gün bilgisayar başında oturursan olacağı buydu! Miyobun da hipermetrobun da iyice arttı, ne yakını ne uzağı görebiliyorsun! Hep bilgisayar yüzünden, menopoza da bu yüzden girdin kesin.” dedim ve Koleston kadınını markette tanıyabilmek için fotoğrafını saklamasının dayanılmaz ağırlığından bir espriyle sıyrılmaya çalıştım ama olmadı. Çünkü annem “Bak bilgisayarın ne kadar zararlı olduğunu sen de biliyorsun.” dercesine bana bakıyordu.
Direnmek yersizdi. Nitekim “bilgisayar başında çok vakit geçirmek=her türlü hastalık” denklemi tüm Koleston annelerinin düşünce yapısının özüne işlemişti ve onlara aksini ispatlamak imkansızdı. Ortamı biraz olsun yumuşatıp annemin gönlünü almak için “Bill Gates ‘out’, Ender Saraç ‘in’ ” dedim ve annemin markette Koleston kadınını tanıyabilmesini umut ederek kuaförcülük oynamaya devam ettim.

Benzer yazılar:
Ebeveynlerin bilgisayara olan düşmanlığı kendilerinin teknolojiden uzak kalmalarından kaynaklı kanımca. Ne anlıyolar ki bu internetten sorusuna cevap bulamayıp rahatsızlık vererek deşarj oluyorlar.