Giriş-Gelişme-Sonuç

Bilgehan Anıl yazıyor. | 20 Kasım 2009 Paylaş
Kompozisyon

Ortaokul ve lise hayatı boyunca içinde yazı yazma isteği olanı da olmayanı da yazmaktan soğutan bir kısıtlamaydı. Neymiş efendim? Düzeni simgelermiş bu üçleme. Doğrudur belki bir nebze. Arada paragraf yapmak lazım; dümdüz karınca duası gibi yazınca karmaşık oluyor belki de.

Haydi, başlayalım yazmaya, girdik konuya. Ulan gelişmiyor bir türlü. Yani en azından benim böyle olurdu. Güzel bir giriş yap o kapıdan, ama bir türlü içeri gireme. Kapı pervazında kenarlara sürtünüp dur. Sonra sonuca bağla dışarı çık bir anda. Benim böyleydi kompozisyonlarım. Kompoze değillerdi fazla. Konuya girerdim, sonra da çıkardım. İki paragrafta çok güzel anlatırdım duygu ve düşüncelerimi. Sonra teslim ederdik hocamıza. Hoca onları bir bir okurdu, hatalı kısımları çizerdi. Bir de benimkine 3 tane paragraf resmi çizip “giriş-gelişme-sonuç nerede” diye not düşerdi.

O “nerede” sorusuna “*iktim öldü” gibi öküzce bir cevabı da hiç verememiş olmanın ezikliğini yaşarım hala.

Hıı, şimdi sana iki paragraf az mı geldi. Al sana dört paragraflık, hatta beş paragraflık uzunca bi yazı. Teslim ediyorum yine kompozisyonumu öğretmenime. Okuyor, çiziyor. Yine cevap hazır: “giriş gelişme sonuç nerede”. Diyor ki “hadi girişi yapmışsın, sonuç da var, gelişme neden iki paragraf”. İki paragraflık bir gelişme. Fazla gelişmiş belki de. Bakıp imrenmen lazım aslında… Yok ama anlamıyor. İlle üç paragraf olacakmış. İsyankarım, bir türlü üçü kabullenemiyorum.

“Daha paragraf yapmasını bile bilmiyorsunuz, nerede nasıl paragraf yapılır, kaç yaşındasınız, neden öğrenemediniz” diyor öğretmenimiz. Nerede nasıl paragraf yapılır? Ben genelde balkonda ve cami avlusunda paragraf yapmayı tercih ediyorum. Lan böyle soru mu olur? Bu tarz paragrafları rafa kaldırıyorum.

Hele ki buna “serim-düğüm-çözüm” diyen bir edebiyat öğretmeniniz varsa iyice korkun. Ortaya ser, sağlam bir düğüm at, sonra da çözmeye çalış. Mazoşistlik gibi bir şey bu serim-düğüm-çözüm… Ya da sigara paketinin jelatinini söküp huzura erip, tekrar takmaya cebelleşmek ve takamamak gibi. İnsanoğlu başına iş açıp bunlarla uğraşmayı seviyor besbelli.

Şimdi sayıyorum, bu paragrafla birlikte toplam yedi paragraflık bir yazı yazmışım. Özür diliyorum tüm edebiyat öğretmenlerimden.

Benzer yazı bulunamadı.

5 yorum var
  1. Mehmet Mert Sarı - 21 Kas 2009 02:32

    Yalnız yukardaki “örnek komopzisyon”un melişme paragrafı sadece 4 cümle! Virgülü bu kadar hoyratça kullanmanın anlamı nedir yahu!?? Koyuver noktayı :D

  2. Mehmet Mert Sarı - 21 Kas 2009 02:33

    melişme paragrafı ne :D:D:D:D: gelişme dattebayo!

  3. Bilgehan Anıl - 21 Kas 2009 14:36

    o örnek kompozisyonu okumayacağız ama:)) ben okumadım, temsili resim olsun diye koydum:)

  4. sanane - 25 Mar 2010 15:59

    nasıl yazılır hiç bir bilgi yk ne bicim site dimi arkadaşlar

  5. kardelen - 12 Nis 2010 17:39

    bnce süper öqredmen bundan bana 100 bile verebilir cook tşk ederim elinize saqlık

yorum yapın
  • Etiket Bulutu

    abd afer.in allen amerika atatürk avrupa basketball basketbol blog bryant ekonomi evlilik eğitim facebook film fotoğraf fotoğrafçılık futbol gençlik gezi hayat internet iverson izmir jordan kadın kobe Mizah nasıl yapılır nba otobüs parlaklık reklam seyahat Sinema Spor takım tarih tatil türkiye vize çocuk öğrenci üniversite ışık
  • En son bu yorumlar yapıldı

  • Biz beğendik, buyrun siz de okuyun


  • Arşiv

    • 2010 (116)
    • 2009 (92)
  • Bizi tanımak ister misiniz?