Facebook 2004 yılının Şubat ayında Mark Zuckerberg tarafından kuruldu, kurulduğundaki amacı Harvard Üniversitesi’nde bir çevrimiçi sosyal platform oluşturmaktı, 15 gün gibi kısa bir sürede Boston’daki birçok üniversite Facebook’ta bir network sahibi olabilmek için başvuru yapmıştı bile.
Mark Zuckerberg’i bu platformu kurmaya yönelten fikir onun lise sıralarından geldi, okuduğu lisede, öğrencilerin bir sonraki yıldaki sınıf arkadaşlarını tanımaları için resimleri olan bir kitap okuldaki öğrencilere dağıtılıyordu. Facebook ismi ve fikri buradan doğmuştu. Facebook 2007 yılında 50 milyon aktif kullanıcıya sahip dev bir çevrimiçi platform olmuştu artık.
Yazımın başında sorup, cevabını yazının devamında arayacağım soruyu bana sormaya iten, Facebook’un yaptığı iki güncelleme. Birincisi Facebook’un 2007 yılında duyurduğu internal (iç) video ekleme servisini yenilemesi ki bu güncelleştirmeyle birlikte Facebook’a 45 milyon yeni video eklendi ve hergün 100.000 video da eklenmeye devam ediyor, ikincisi ise 2008’in Aralık ayında yaptığı güncellemelerle, video paylaşım sitelerinden “embed” (tam Türkçe karşılığı olmamasına rağmen benim aklıma en yatan çeviri “gömmek”) (aslında tam karşılığı budur -Editör) yöntemiyle bu sitelerde bulunan videoları kullanıcıların profillerinde paylaşmasına olanak tanıyan güncelleştirmesi.
Bu güncellemelerle eklenen videolar ben ve benim gibi (?) düşünenlerin Facebook’u kullanma amaçlarının pek de yakınından geçmeyen bir noktaya taşıyor.
Peki neden?
Paylaşılan videolar yüzünden artık Facebook giriş sayfam videolar ile dolmuş, tanıdıklarımla iletişim kurmamı ve onların hayatında olup bitenleri paylaştıkları her şey artık yerini videolara bırakmıştı. Bu noktada şu söylenebilir “paylaşılan videolari ‘hide’ et (gizle)” ancak bunu yaptığım takdirde sadece videoları saklamıyorum, aynı zamanda arkadaşlarımın yaptığı tüm güncellemeleri saklıyorum. Bu da benim yaşamak istedigim Facebook tecrübesi kesinlikle değil.
Kuşkusuz bu güncellemelerle kullanıcıların Facebook’ta harcadıkları zaman arttı ki, Nisan 2007’ye göre kullanıcıların Facebook’ta harcadığı zaman Nisan 2008′e kıyasla %700 artış¹ gösterirken en büyük rakibi olan MySpace’e yetişme çabasında önemli bir rol de oynamış olabilir ancak ben çevrimiçi sosyal paylaşım sitem Facebook’un bu hale gelmesinden çok rahatsızım, çevremdeki insanlardan da aynı rahatsızlığı yaşadıklarını duyuyorum, her yaptığı güncellemeyle beni biraz daha kendinden uzaklaştıran Facebook’u biri lütfen durdursun! :)
Yazımın başında sorduğum soruya gelince, bence Facebook hala o amaca hizmet eden bir çevrimiçi araç ama benim gibi düşünen kullanıcıların bu tecrübeden yaşadığı haz gittikçe azalıyor.
Gelen gideni aratır diye boşuna söylememiş atalarımız…
Benzer yazılar: