Evimize ekmek giriş çıkışını kontrol eden ve sofraya koymakla yetkilendirilmiş annem; her gün taze ekmek almasına rağmen, bize önceki günden kalmış görece bayat ekmeği yedirmektedir. Bu durumu kontrol altına almak ve her gün taze ekmek tüketimimizi garantilemek amacıyla; evdeki ekmek bitene kadar yeni ekmek almamasını, ekmek bittiğinde de taze ekmek alarak onu tüketmemizi önerdim anneme. Annem bu önerime “Ya o gün çok ekmek yersek ve hepsi biterse. Kahvaltıya ekmek kalmazsa… Kimse sabah sabah ekmek almaya gitmezse…”şeklinde itiraz ederek, bir anne bünyesinin %30’u evhamdan oluşuyorsa, en az % 25’inin de ihtiyattan oluştuğunu ortaya koydu. Geriye kalan %45’lik dilimin ise duygusallık, korumacılık, televizyondaki acıklı haberlere ağlayabilme potansiyeli ve TRT 1’in teleteksinden hava durumu (Marmara Bölgesi için 182) ile Türkiye’deki son depremleri(196) takip etme özellikleri arasında paylaşıldığını düşünüyorum.
Tahmin edeceğiniz üzere, ekmek kavgamıza getirdiğim bu yapıcı çözüm önerisi karşısında, annem eve ekmek girişinde herhangi bir değişikliğe gitmedi. Taze ekmekler yine ekmek kutusunda bir beze sarılmış şekilde bayatlamayı beklerken, soframızda önceki günden kalan görece bayatlamış ekmek bulunuyor. Çoğu zaman -23 yaşında olmama karşın- bir zamanlar evin küçük kızı olmamın bana tanıdığı züppelik edebilme seçeneğinden faydalanıp taze ekmeği yesem de, bu durum evdeki ekmek döngüsünde fark edilir bir sapma yaratıyor ve evdeki görece bayat ekmekleri, bildiğin bayat ekmeğe dönüştürüyor.
Tüm bunlar bir yana asıl merak ettiğim nokta, evimize ekmek giriş çıkışındaki bu kısır döngünün ilk ne zaman ve ne şekilde başladığı. Çünkü ben kendimi bildim bileli evimizdeki ekmek tüketim alışkanlıkları bu şekilde. Bu kısır döngüye saplanıp kaldığımız gün ne olmuştu? Aldığımız ekmekler neden ertesi güne kalmıştı? Hadi o ekmekler ertesi güne kalmıştı kalmasına ama neden önceki günden kalan ekmeğin bitmesi beklenmeden yeniden taze ekmek alınmıştı? Bu gerçeği yüzüne vurmama rağmen, annemin evde yeterince ekmek varken taze ekmek almayı sürdürmesindeki ısrarının sebebi yalnızca ihtiyat mıydı?
Bu konudaki sorularımın her birinin cevabı belirsizliklere açılıyor. Bu sır perdesini aralayabilecek tek insan olan annem, bu konuda konuşmayı reddediyor ve keyfi yerindeyse “Ekmekleri tost makinesinde ısıtabilirim.”diyerek; keyfi yerinde değilse de “Ekmeği beğenmiyorsan git pasta ye!”bakışı fırlatarak konuyu büyük bir ustalıkla kapatıyor. Ben ise, sofrada görece bayat ekmekleri gördüğüm her gün, sofra duası niyetine, eve ilk fazla ekmek alındığı ve ertesi güne kaldığı zamana lanet okuyorum.
Benzer yazılar: