
Beni tanıyor musunuz?
Muhtemelen tanımazsınız. Hepiniz çevrenizde tuhaf adamlar görmüşsünüzdür. Ama benim gibisini , Bir Tuhaf Adam’ı asla görmemişsinizdir. Bundan böyle sizinle burada buluşup yaşamımdan çeşitli notlar sunacağım. Adeta hayat dersleri bu hikayelerim, yaşadıklarım. Ders alın…
Bugün aralığın on sekizi. Üç gün önce on beşiydi. Üçü beşin hesabını yapmayalım. Aralığın on beşi itibariyle, yani yeni yıla tam 15 gün kala benim kafama kuş pisledi. Hatta buna kibarca “pislemek” demek çok yanlış olur. Hayvan, Bursa kanalizasyonunu olduğu gibi kafamdan aşağı boşalttı. Veya bu hayvan Zümrüd-ü Anka’ydı.
Kendime aynada bakınca gördüm ki bu kuşun bokuna yılbaşı Milli Piyango ikramiyesi, sayısal loto altılısı, şans topu, Altın Portakal, Gümüş Kavun, Golden Gate… ne varsa hepsi bana çıkmalıydı.
Kuş bokuna bulanmış heyecanımla ilk biletçiden otuz tane tam bilet aldım. Elimde otuz adet biletimle gülümserken yanıma bir kadın yaklaştı. Çeyrek bilet istiyormuş. Biletçi değilim ki ben… Elimdeki bilet destesiyle ağzına ağzına vurdum.
Şanslıyım ben… İkramiyenin sonucu benim olmasa da ben o kuşa güvendim ve aldım biletlerimi. Bir dakika, bugün ayın on sekizi değil mi? Evet, ben bir düğüne davetliyim. Düğüne dışarıdan gelen zengin misafirim hatta ben. Bugüne bugün büyük ikramiye benim. 30 trilyon…
Hepsi benim…
Geldim düğüne. Elimdeki bilet destesiyle. Yalnız hiç ilgi yok. “Hop, garson! Baksana bana. Zenginim ben.” Duymadı şerefsiz. Takı töreni olsun da görün beni…
Başladı takı töreni… Elimdeki bilet destesinden özenle beş adet bilet seçtim. Taktım damadın yakasına… Beş bilet de gelinin üzerine. Zenginim ben. Bugüne bugün 30 trilyonum var. 10 bilet takmışım, sarsmaz beni…
Çıktım düğünden. Günler günleri kovaladı. Ben yeni yıla portakal soyarak girdim. Bir yandan milli piyango çekilişini bekledim. Boşuna bekledim… İkramiye bana çıkmadı. Biletleri taktığım damada çıktı.
Üzülmüyorum ama. Adama 30 trilyon taktım yine de sarsmadı beni…
İşte o kadar zenginim ben.
Benzer yazılar:
manyek :D