Beni Unutma!

Özge Akçaer yazıyor. | 06 Mart 2010 Paylaş

Son birkaç gündür belki elli-yüz kere dinlediğim şarkı var “Beni Unutma” diye. Emre Aydın güzel yapmış Allah için, hakkını teslim etmek lazım. Şarkı çok düşündürdü beni, aklımdan çok şey geçti. Geçti ve gitti, ama bir soru kaldı sonrasında.

Niye “beni unutma”?
Biri tarafından unutulmamak neden bu kadar önemli? Başka biri tarafından alakasız bir günde hatırlanmak ve yine unutulmak ne kazandırır ki hatırlanan insana? Köprünün altından akıp gittiyse sular, yüzeyde çırılçıplak kalan taşlar kimin umurunda? Ego tatmininden fazlasını sağlamaz hatırlanmak insana, yollar ayrılmışsa.

Hiç kimse unutulmaz, bu bir gerçek. Her insan az ya da çok yer kaplamıştır hayatında. Unutmazsın. Görünce tanır, sesini duyunca bilir, kokusunu alınca anlarsın.

Ama o insanı unutmamakla o insanı yaşamak arasında fark var. Bir insanı nadiren hatırlamak, kısa süreliğine düşünüp hafızanın gerilerine tekrar itmekle; o insanı yaşamak, her anına katmak, her şeyde onu bulmak arasında fark var. Yıllar sonra sokakta gördüğün bir şeyde hatırlamakla her sokakta onu bulmak arasında dağlar kadar fark var.

Yaşanılanların çokluğu değilmiş unutturmayan, insan hatırlamak istedikçe hatırlarmış. Hayatın, dünyamızın her yerine mezarlar kazıp anılar gömmüşüz. O an için hayati önemi olan şeyler ölmüş gitmiş, sadece hafızayı zorlayınca çıkabilirmiş belki. O kadar eminiz ki oysa, kalıcı izler bıraktığımızdan… O anıların hep taze kalacağından, geleceğimize güzel referanslar olacağından, fotoğrafların solmayacağından… Dijital çağda bile solar fotoğraflar, bilir misiniz?

Bazen biri gelir, bakar gözlerinin içine, gözbebekleri titreyerek, “Beni hiç unutmayacaksın değil mi?”,”Biliyorum bir gün çıkacaksın hayatımdan. Hiçbir şeye dört elle sarılmadın, tıpkı bana olduğu gibi. Aklının dolandığı diyarlarda yokum. Ama bari beni unutma!” demektir bunun açıklaması. Hala hayatında olan birinden bunu duymak ne acı. “Beni unutmayacaksın değil mi, beni unutma, unutama, beni unutamayacaksın, beni unutamazsın!” diye şiddetlenir bazen bu talep. “Senin hayatında çok büyük yerim var benim! Görürsün, hiç unutmayacaksın işte! Hep beni hatırlayacaksın, her yerde, her şeyde!” olur. Anılar öldükçe eksildiğini düşünür ya insan, unutmak unutturmak istemez, eksilenlerin yerine yenileri gelince o kadar da aranmaz aslında eskileri. Acımasızlık en son noktaya gelir. Maalesef ve ne mutlu ki, hem iyi hem kötü.

Hayatımda kimseden unutulmamayı istemedim herhalde, ilkokulda anket defterlerine “Sepet sepet yumurta sakın beni unutma!” yazdıysam da ciddiye alınmasın, racondandır. Gereksiz bir zavallılık olduğunu düşündüm, hala da öyle düşünürüm. Başkalarının hafızalarında alan kaplamaya çalışmak yerine hayatına güzel anılar katmaya çalışmak daha iyidir bence.

Benzer yazı bulunamadı.

  1. Henüz yorum yapılmamış.
yorum yapın
  • Bu yazılar çok afer.in aldı

  • Etiket Bulutu

    abd afer.in allen amerika atatürk avrupa basketball basketbol blog bryant ekonomi evlilik eğitim facebook film fotoğraf fotoğrafçılık futbol gençlik gezi hayat internet iverson izmir jordan kobe lise Mizah nasıl yapılır nba otobüs parlaklık reklam seyahat Sinema Spor takım tarih tatil türkiye vize çocuk öğrenci üniversite ışık
  • En son bu yorumlar yapıldı

  • Biz beğendik, buyrun siz de okuyun


  • Arşiv

  • Bizi tanımak ister misiniz?