Kızgınım size bayanlar. Gerçekten darılmayın gücenmeyin ama kızgınım. O kadar akıcı yaşıyordum ki ben. Herşey sorunsuzdu. Çiçeklerim açıyordu, ağaçlarım meyve veriyordu. Tavşanlarım çok doğurgandı. İneklerim Sütaş’a çalışıyordu. Öyle rahat yaşıyordum. Ama ta ki biriniz geçici bir süreliğine “Şu çantamı bir dakikalığına tutar mısın?” diyene kadar…
Normal bir istekti belki ama aslında ekolojik döngüleri alt üst edecek bir olaydı.
Sıradan bir yaşantım vardı, birlikte aynı anda minibüsten indik ki x bayanı bir süreliğine tutmam için çantasını elime tutuşturdu, ben ise arabadan indiğim gibi x otobüsüne, ardından y otobüsüne binip E5 karayolu üzerinden Cevizlibağ’a gidecektim. Ancak ben o çantayı tuttuğum süre içerisinde iki otobüsü de peş peşe kaçırdım, sonraki otobüslere bindiğimde ise E5 akıcı değildi. Lcd tabelada kocaman kocaman “E5: Yoğun” yazmaktaydı. Ben o çantayı tutmamış olsaydım ne otobüsü kaçıracaktım ne de yoğun trafiğe yakalanacaktım.
Uslanmadım ki ama, başka bir gün başka bir bayanın çantasını, bir başka gün bir başka bayanın çantası anlamadığım şekilde bir süreliğine tutmam üzere elime tutuşturuldu. Ben her gün çanta tuttukça çiçeklerim soldu, ağaçlarımdaki meyveler kurudu, tavşanlar duruldu, Sütaş ineklerime ihale vermedi. Dersimi almalıydım artık.
Üzerine haberlerde yol durumunu izlediğimde günlerce E5 karayolunun, Boğaziçi Köprüsü’nün, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nün yoğun olduğunu gördüm. Hepsi benim hatamdı.
Hayat hiç akıcı değildi artık. Bir çantaydı, basit bir çantaydı belki ama sekte vuruyordu hayata. Hem de boş akbil sesinin bile sekte vuramadığı kadar! Yoğun trafikte önünüzde stop eden bir arabanın bile sekte vuramadığı kadar! Yanıt vermeyen Windows Görev Yöneticisi’nin bile sekte vuramadığı kadar…
Affedin beni bayanlar…

Benzer yazı bulunamadı.
işe yaranan nadir zamanalarda da tırıvırı ediliyor ya, işte buna gülünür! hancı sana şarap ve kadın getirsin madem.
sen o çantayı tutarak otobüs kaçırmışsın, çok mu? kadın denen müstesna varlık, onunla hayat geçiriyor naber?
çok fazla konuşmicaksın, eline tutuşturulunca çantaya iki satır göz kulak olacaksın. o kadar!
altı üstü bir çanta ya, amma dert etmişin kendine :)
Başlık daha farklı çağrışımlar yapmıştı,anlamlandıramadım..
Buarada şu tanıtımını bir değiştir bakiim yeni mezun :D
Blogunuz güzel ve takdire şayan fakat şuna dikkat etseniz pek bir mutlu olacağız. ‘Şey’ ayrı yazılan bir kelimedir. Bunu biliyorsunuzdur elbette ama, hatırlatmakta yarar gördüm gene de..Esen kalın