Bir ara sinemacılar ayaklanıp Taksim’de yürümüşlerdi, “90 dakika dizi mi olur ulan?” diye. Ben de o sıra yazıp çizdiğim haftalık Şizofren dergisinde -bölüm başına dünyanın parasını alıyosunuz, isterseniz siz oturun biraz da ben yürüyeyim- ayağına bir yazı yazmıştım. Ama şimdi gerçekten onlardan özür diliyorum. Adamlar hakikaten haklılar. Yahu 90 dakika dizi mi olur arkadaş? Hadi oluyor diyelim. 90 dakika ona katlanan izleyici mi olur? Velev ki o da oluyor.
Bu en çok izlenen diziler arasında bir de Halit Ziya Uşaklıgil’in aynı adlı romanından günümüze uyarlanmasına bir sakınca görülmemiş dizisi var. Aşk-ı Memnu. Senaryosunu ise birçok tutmuş, topluma mal olmuş diziye imza atan Ece Yörenç ve Melek Gençoğlu yazıyorlar. Bu iki usta isme gerçekten lafım yok. Vatandaşın diline plesenk olmuş trükler buluyorlar ve işin sırrı da bu sanırım. İzledikçe bir bakıyoruz ki karakterler bizlerden biri oluyor. Ama bu 90 dakika konusundan onlar da olumsuz olarak nasibini alıyorlar ister istemez. Aslında onlar yine ortalama 80 sayfalık bir senaryo yazıp teslim ediyorlardır ama iş yönetmende. Mesela Adnan Ziyagil Bihter’e, “sana haksızlık ettim galiba, özür dilerim” diyorsa senaryoda, görüntüde bakışmalar, kırıtmalar, adamın ense tıraşı detayları derken bir şekilde kotarıyor 90 dakikayı. Neyse bu konuda bilgisi olmayan arkadaşları bir nebze de olsa aydınlattığımı düşünerek asıl mesleye geliyorum.
Şimdi Sayın Yörenç ile Gençoğlu hanımefendilerin ve merhum üstad sayın Uşaklıgil’in affına sığınarak, Aşk-ı Menu’nun çok beklenen finalini kaleme alıyorum. Buyrun efendim..
Bölüm : bilmemkaç.. bir önceki bölümün özetinin ardından dizi başlar. Adnan artık herşeyi çakozlamıştır. Bihter ile Behlül kaçmaya yeltenmişler ancak “Kaçarsak suçlu durumuna düşeriz” diyerek evde kalmışlar ve salonda yere bağdaş kurarark oturmuş cips yiyip, lego oynamaktadırlar. Adnan bir hışımla salona girer. Birden masumca lego oynayan karısı ve yeğenini görünce. “Hadi canım sen de” der ve odasına çıkmak için asansöre yönelir. Bu arada ekranın altında “kalbimiz değerlidir” sloganıyla Becel margarin reklamı belirir. Adnan da “Ulan yaş kemale erdi kıçımızın kılları ağardı. Kalp desen o da var. Merdiven çıkayım da spor olsun, sıçmiim şimdi asansöre” diyip merdivenleri tırmanır. Bu arada yan odadan gülüşmeler duyar. Zaten Behlül ve Bihter’in durumundan gerim gerim gerilen Adnan Bey kapıya bir omuz atıp içeri dalar. Yatakta Beşir ve Cemile’yi çıplak görünce de “Nooluyo lan burda? Beşir oğlum hani sen Nihal’e aşıktın lan zırto” der. Beşir de “Beyim 100 bölüm oldu bişey olacağı yok bari fırsatı değerlendirelim malum final bölümü” der. Adnan da “ehheh hadi bakalım” diyerek odasına yönelir. Bu sırada diğer sahneye geçeriz. Mutfakta Madam kucağına Bülent’i oturtmuş burnunu silmektedir. Nesrin, balıkçı sevgilisiyle oynaşmaktadır. Katya ise yüzü kızarmış bi köşeye sinmiştir. Süleyman Efendi homurdanarak Şaheste hanım ile birşeyler konuşur. Madam Deniz Hanım, Bülent’i kucağından indirir. Katya’ya bakarak Süleyman efendiye yönelir. “Süleyman Efendi bunların ayıbı bitmek bilmiyor. Katya utanmazı kendini Bülent’e biraz elletmiş. Bülent’i banyoya götürün de bi gusül abdesti aldırın” der. Süleyman Efendi yine homurdanarak “Geçmişini yandığımın evi cenabet doldu zati” diyerek, Bülent’i alır ve gider. Sahne değişir. Bu kez Nihal’i yatağında uzanmış elinde cep telefonuyla Behlül’ e mesaj atarken görürüz. Tekrar sahne değişir Behlül ve Bihter’e döneriz. Behlül’ün telefonuna Nihal’den mesaj gelir. Bihter de çılgına döner “Kim o?” “Cevap ver kim” diyerek Behlül’e ayar verir.
Yaklaşık 12 dakika bakıştıktan sonra, Behlül tam “ulan 20 dakikalık bi Amerikan sitkomunda oynamak vardı şimdi, bu ne böyle .mnakoyim” diye düşünürken Bihter bi anda elinden telefonun kapıp mesajı okur. Mesaj şöyledir. “Behlülcüm bu mesajdan sonra 1 kontörüm kaldı. Bana 50 kontör yollar mısın? Yoksa bedava mesaj hakkım biticek”. Bunun üzerine Bihter, ”Şu hale bak faturalı hattı olmayan bir kızla evleniyorsun” diye çığlık atar. Çığlığı duyunca, bütün dizi karakterleri salonun ortasında toplanır. Artık düğüm çözülecektir. Çok çarpıcı bir final izleyiciyi beklemektedir ki tam o esnada reklam girer. Reklamlar bitince, görüntüler tekrar Nihal’in mesaj atma sahnesinden başlar. Velhasıl herkes salonda toplanmıştır. Adnan Behlül’e “Oğlum bak seni çok pis döverim, sarı pipi çamaşır ipi” der. Behlül’de “Yeter artık” diye haykırır. Herkes hayrete kapılıp, aynı anda kafayı Behlül’e çeviririr. Behlül konuşmasını sürdürür ”Yeter.. evet amca sana ihanet ettim. Bihter’le yattım. Ama sor bakalım bi niye tattım? Çünkü ben de sevdim”, Adnan elini arka cebine atıp silahına davranır gibi yapar ama cebinden tarak çıkarıp, bıyığını taramaya başlar. Behlül kameraya dönerek izleyiciye ”Hey sen ekran başındaki. Bunun ayıplanacak bir tarafı yok. Dizinin adı aşk-ı memnu. Yani yasak aşk. Beklentin neydi ki hayrete düşüyosun. Sigara içmek de yasak neticede ama içiyorsun. Görüyorsun işte, yasak sevmez bir toplumuz. O zaman bunun ayıplanacak bir yönü yok ve ben meslek olarak oyunculuğu seçtim” der. Adnan da “Tamam o zaman. Bihterin anası Firdevs hanım bana çok sırnaşıyodu onu ve Deniz Hanımı ben alıyorum. Nihal’e Bihter’i de sen al” der. Behlül “Ohoo amca, siz böyle güçlü olmadınız mı? Bari birini daha alayım” dese de sonradan ikna olur. Bir imam gelir ve imam nikahı kıyar. Bir ara İmam “Ulan ne biçim ev, herkes grandtualet giyinmiş. Biri akıl etse de pazardan penye alsalar bari” diye iç geçirir. Artık herkes çok eşli ve mutlu mesuttur. Ancak Adnan hala “Acaba yanlış mı yapıyorum?” diye kıllanarak içki şişesinden kendine küçük bi bardak viski doldurup, pencerenin karşısına geçer. İç cebinden çıkarıp, bir küba purosu yakar. Sahneyi purosu bitene kadar izleriz. Bu sırada dışarda polis arabaları görürüz. Yandaki köşke bir baskın olur ve orada yaşayan emekli komutanlar gözaltına alınır. Fonda tema müziği çalmaya başlar.
Son
Yazar: Uğur Günel

Benzer yazılar:
Yazıyı okumadan yarım saat önce felan arkadaşlarla Banker Bilo’da ki “Çünkü bende sevdim” sahnesini konuşuyorduk. Tam denk geldi. Sende oraya alıntı yapmışın :)
süper ya koptum:D:D
valla helal olsun ya tam hayalimdeki final olmuş özellikle yandaki villadakiler kısmı da ayrı bir hava vermiş gerçekten başarılı =)
Tam İki grup olmuş maç yapacaklar derken. Sakin bitmiş bir final. Ellerine sağlık.. Moruk MActo Başarılı…
Tek izlediğim yerli dizi olma özelliğini elinde bulunduruyor Aşk-ı Memnu:)yazıyı dizi başlamadan tam 5 dakika önce arkadaşım okudu, tabi ki benim 2. okuyuşumdu. Tekrar gülme krizleri…Çok doğru bi final olmuş,senariste tebrikler yağıyor.:)
orijinal senaryodan çok daha iyi bir senaryo diye düşünüyorum sonu gerçekten Türkiye gerçeği. Arkadaşım çok başarılısın seni en iyi yerlerde görmeyi diliyorum sakın pes etme yazmaya çizmeye devam harikasın….
biraz alelade yazılmış gibi.. Daha ciddi bi devam senaryosu şeklinde yazılmış olsaydı hoş olabilirdi.
Güzel yazılmış bir türk dizisi finali.. :) süper.. :D
Heh, güzeldi kalemine sağlık.
Bizi dizi manyağı yapan medyaya ve dizi manyağı olmakta ısrar eden bizlere güzel bir son oldu.
“Sonumuz ne olacak bu gidişle” diye düşünmek yerine mutlu son’u dizifilmlerde değil, kendi hayatımızda yaşamanın gayretinde oluruz umarım.
Yazı harikaydı, teşekkürler.
[...] notu: Aşk-ı Memnu‘yu zaten önceki yazılarda bezner şekilde yazmıştım. Bilmediğim ya da unuttuğum [...]
yorum ve eleştrileriniz için teşekkürler
çoook iyiiiii….gülmekten yerden kalkamadım.
keşke gerçekdedelül böyle olsa bihterle behlül bu kadar ucuz kurtulsa ama tebrik ederim güzel olmuş