Aptallık Çağı: 2055′ten Gelen Uyarı

Ezgi Sönmez yazıyor. | 07 Ekim 2009 Paylaş

Greenpeace, dünya çapında canlı konser ve etkinliklerle desteklenen “Aptallık Çağı” (The Age of Stupid) filmini Ekim ayında Türkiye’de vizyona sokuyor.

The Age of Stupid

The Age of Stupid

Dünya’nın sonunu kendi ellerimizle mi yazıyoruz? Peki buna bir dur demek kimin elinde? Yine bizim mi? Söz sahibi ülkelerin mi? BM İklim Zirvesi bir işe yarar mı? Çok mu geç kaldık? İklim değişikliği de ne? Banane ki benim sağlığım yerinde?!  Peki Dünya’nın sağlığı ne durumda?

Dünya’yı yok olmaktan kurtarmak, küresel ısınmanın önüne geçmek, alternatif enerji kaynakları kullanmak tabi ki mümkün ve herşey bizim elimizde. Bir an önce harekete geçmiyorsak aptalız demektir. Düşünsenize gemi batıyor ve kurtarmak mümkün; öylece batmasını mı izlersiniz?

Bu sorular kimilerine çok klişe kimilerine ise ilginç gözükebilir. Yönetmenliğini İngiliz yönetmen Franny Armstrong’un yaptığı ve başrolde Olağan Şüpheliler ve Babam İçin filmlerinden de tanıdığımız İngiliz aktör Pete Postlethwaite oynadığı “Aptallık Çağı” (The Age of Stupid) filmi 21 Eylül’de New York’ta düzenlenen “İklim Haftası” kapsamında aynı anda 45 ülke ve 550 sinemada gösterildi. Bu özelliğiyle de dünyanın ilk ve en geniş kapsamlı, eşzamanlı film gösterimi olarak Guiness Rekorlar Kitabı’na girmeye aday oldu. Newyork’ta gerçekleştirilen galaya BM Eski Genel Sekreteri Kofi Annan onur konuğu olarak katılırken, Radio Head’in solisti Thom Yorke da canlı performans gerçekleştirdi.

Aptallık Çağı

Aptallık Çağı

Film 228 bağımsız destekçiden toplanan 550 bin sterlin gibi minik bir bütçeyle kotarlmış. Ayrıca gerçekleştirdiği gala ile flaşları üzerine çekmeyi başardı. Filmin güneş enerjisiyle işletilen ve uydu aracılığıyla 70 salona yansıtılan yeşil halılı ilk gösterimine Postlethwaite bisiklet üzerinde ve bir güneş enerjili araç eşliğinde geldi.

Filmde 21. yüzyılın Aptallık Çağı olduğundan da ilginç bir şekilde bahsediliyor. Global Arşiv’in kurucusu (Postlethwaite) 2055 yılında dünyada yalnız yaşayan ve insanlığın elinde dünyayı kurtarma şansının olmasına rağmen neden kendini kurtaramadığını arşivlere bakarak anlatan yaşlı bir adamı canlandırıyor. 6 bağımsız hikayede anlatılan film; tüketim, savaş, iklim değişikliği, petrol ve alternatifleri gibi temalardan oluşuyor. Film bilinçlendirmeye yönelik büyük değişimin bir parçası olmaya, hükümetleri dünyadaki sıcaklık oranını iki derece düşürerek sabitlemelerine ve gezegenimizi insanlar ve diğer canlılar için yaşanabilir hale getirmeleri için uluslararası bağlayıcı anlaşmalar yapmalarına teşvik ediyor. Ayrıca aralık ayında Kopenhag’da düzenlenecek olan BM İlkim Zirvesi’nde acil ve gerçekçi önlemler alınmazsa yaşanabilecek felaketlere dikkat çekiyor.

5 Ekim’de de ülkemizde galası gerçekleştirilen film 16 Ekim 2009’dan itibaren İstanbul Beşiktaş Kültür Merkezi’nde izleyici ile buluşuyor.

Şansımız varken neden kurtaramadık dememek için ve 2055 yılında ya da daha yakın bir zamanda çocuklarımız ve torunlarımıza elimizden bu kadarı geldi dememek için harekete geçmeliyiz. Filmden bir diğer ayrıntı da yönetmen Armstrong’un film çekimleri sırasında tüketilen yiyecek, içecek, bisiklet, tren, uçak, otomobil gibi kullanılan araçların hesabını yaptırarak filmin karbon ayak izini hesaplatması. Unutmayın en basit şekilde siz de dünyaya bıraktığınız karbon ayak izinizi hesaplayabilir ve küçük önlemlerle sürdürülebilir bir dünyaya büyük bir adım atabilirsiniz.

Benzer yazılar:

  1. Dünya İçin Son Fırsatı Kaçırmayın
  1. Henüz yorum yapılmamış.
yorum yapın
  • Etiket Bulutu

    abd afer.in allen amerika atatürk avrupa basketball basketbol blog bryant ekonomi evlilik eğitim facebook film fotoğraf fotoğrafçılık futbol gençlik gezi hayat internet iverson izmir jordan kadın kobe Mizah nasıl yapılır nba otobüs parlaklık reklam seyahat Sinema Spor takım tarih tatil türkiye vize çocuk öğrenci üniversite ışık
  • En son bu yorumlar yapıldı

  • Biz beğendik, buyrun siz de okuyun


  • Arşiv

    • 2010 (116)
    • 2009 (92)
  • Bizi tanımak ister misiniz?