Küçük çocuklara kahve içmesinler diye, “Çok kahve içersen Arap olursun” derlerdi. Bana da çok dediler, Arap ya da siyahi oldum mu? Olmadım. Aksine nefis…
Cem yan komşumuzun çocuğuydu. Annesi S.A. ise çocuğuna bakmaya üşenen annelerdendi. Cem’e anne ve baba demeyi öğrettikten sonra üçüncü sıraya anneanne kelimesini koydu ve annemi de anneannelik statüsüne uygun gördü. Çünkü böylelikle annemdeki ana yüreğini kabartacak ve Cem’i 7/24 anneme kitleyebilecekti.
Artık bir çoğumuzun kişisel websiteleri var. İster blog şeklinde olsun ister başka türlü, eğer bir kere kişisel web sayfası oluşturmaya çalıştıysanız “Hakkında” sayfasını hazırlamanın zorluğunu tatmışsınızdır.
Basketboldan bahsedip dururken Muhammed’in uyarısıyla farkettim ki kuralları es geçmişim! E oyunu kuralına göre oynamak lazım, değil mi ama!
Tim Burton’a bir sorum olacak: ” İnsan mısın sen?” Çok içimden geldi yazmadan duramadım. Yazıya bu cümleyle başlamak aslında yazılacakların küçük bir özeti gibi.
Dialup modemlerin sesini çoğumuz hatırlıyoruz. İnternet henüz o kadar yaşlı değil. Fakat o 56k’lı günlerden bugüne çok şey değişti. Artık internet hızlı bir durumda ve bu da alışkanlıklarımızı etkiler hale geldi.
Tarihin karanlık sayfalarına gömüldüğünü zannettiğiniz cadı avı 21. yüzyılda tekrar hortladı.
Geçen gün bir gazete yazısında okudum. Benim de savunduğum bir fikirdir gerçi.. Herkesin gardrobunda bulunması gereken bazı ‘joker’ kıyafetler vardır.
Aslında çok önceden yazmayı planladığım bir yazıydı fakat kısmet 100. yazıdan sonra imiş. Belki de böylesi daha iyi oldu. Yazacaklarımı daha anlamlı kıldı