NBA’ de işlerin nasıl yürüdüğünden az çok bahsetmiştim. Güçsüzün yerlerde sürünmesi yerine, toparlanmasına olanak tanıyan draft sisteminden de.
İşte bu draftlar kimi yıllar olumlu ya da olumsuz takımların, bazen de ligin kaderini çizmiştir.
BU yazıda bana göre NBA tarihinin gelmiş geçmiş en iyi draftını, 1996 NBA Draftı’nı ve 96 draftının ligin gidişatını ne kadar çok etkilemiş olduğnundan bahsedeceğim.
Aslında sadece 96 draftınında lige adım atmış oyuncuların isimlerini yazsam, NBA’i az çok takip eden (kulaktan dolma bilgilerle dahi) herkesin bu draftın neden efsane olduğu hakkında kafasına birşeyler oluşur.
Günümüzde bazı basketbolseverler ve yorumcular, 2003 draftının verimliliğinden bahsediyor. Ancak bana göre 1996 ile kıyaslandığında, 2003 draftının lige kattığı yıldız sayısı ve bu yıldızların lige etkisi daha sönük kalıyor.
2003 draftı ile lige gelen yıldızlar LeBron James, Dwyane Wade ve Carmelo Anthony. Şimdi aklınızda soru işaretleri oluşmuş olabilir. Çünkü bahsettiğim üç isim de NBA’in şu anki yüzleri. LeBron her türlü pazarlamada mevcut, Wade NBA şampiyonluğuna ulaştı, Melo -bana göre- ancak olması gerektiği gibi olmaya başladı.
Ancak 1996 draftının ilk 10 seçiminden lige damga vuran isimlere gelirsek, şu isimler beliriyor.
1) Alllen Iverson (ilk sıra)
2) Marcus Camby (ikinci sıra)
3) Stephon Marbury (dördüncü sıra)
4) Ray Allen (beşinci sıra)
5) Antoine Walker (altıncı sıra)
6) Eric Dampier (onuncu sıra)
Evet görüldüğü gibi ilk 10′dan 6 isim! Peki ilk 10′da olmayan kimler var acaba? Kobe Bryant! Steve Nash! Jermaine O’Neal! Predrag (Peja) Stojakovic!
Sanırım 1996 draftının, 2003′ü ve diğer draftları ezip geçtiği düşüncemi anlamışsınızdır! İlk 10′da veya dışında daha bir çok yıldız var! Ancak sadece şurada yazdığım on isim bile yeterli.
1996 yılında NBA’de Majesteleri Jordan’dan ve dolayısıyla Bulls’tan boşalan şampiyonluk koltuğu Houston Rockets almıştı. JOrdan’ın şok ayrılığı ile sarsılan lig, çok fazla etkileyici yeni yüz de barındırmıyordu. Ancak 96 sezonu bittikten sonra draft gecesi, ligde yeni bir dönemin başladığını müjdeliyordu!
Emekliliğini açıklaması ile sevenlerini üzen ve beklenenden erken geri dönüşü ile sevenlerini sevindiren, efsane 96′nın bir numarası Allen Iverson ile ilgili bir yazı da yazmak artık şart oldu! İlk sıradan seçilen bu küçük dev adam hızı, liderliği, cesareti, sınır tanımazlığı, pürüzlükleri ama yeteneği ve başarısıyla lige gelir gelmez, seyirci potansiyelini artırdı. Keza Kobe Bryant, Lakers’ta başlayıp sürdürdüğü kariyerinde 4 şampiyonluk ve sayısız rekor yaşadı. Şu an bile ligin en önemli şampiyonluk adayı, Bryant önderliğindeki Lakers.
Drafttaki diğer isimlerin da aşağı kalır yanları yok! Stephon Marbury, bana göre hakettiği saygıyı göreemiş bir süperstar! Çok daha iyi yerlere layık olan Starbury, geçtiğimiz yıl Celtics ile şampiyonluğa ulaştı. Şu an aktif olarak bir takımda yer almasa da, kariyerinin ilk yıllarında Oscar Robertsondan sonra 20 sayı 8 assist ortalamalarını tutturabilmiş tek isimdi! Ancak oynadığı takımlarda işler ne zaman kötü gitse, kabak kendisine patlamıştır.
Marcus Camby ise savunmadaki becerileri ile yılın savunamacısı ödülüne layık görülmüş, her takımın kadrosunda görmek isteyeceği, orta mesafeden de yüzdeli şutlar atabilen, savunma işini çözmüş bir oyuncu.
Ray Allen ise bambaşka bir başarı öyküsü! O da geçtiğimiz sezon şampiyon olmuş, defalarda all-star hafta sonlarında üç sayılık yarışmalarında boy göstermiş ve kazanmış, NBA tarihinin en çok üç sayılık isabet bulan oyuncuları arasında üçlük efsanesi Reggie Miller’ı geçmek üzere!
Antoine Walker ise farklı takımlarda şampiyonluklar yaşamış, özellikle kariyerinin başlarında baselineda etkili oyunlar ortaya koyan çalışkan bir oyuncuydu.
Steve Nash ise, Jason Kidd gibi assit konusunda uzman ve izleyicilere de görsel şölenler sunan bir oyuncu.
Jermaine O’Neal ise kariyerinin ilk yıllarını geçirdiği Indiana’da çok başarılı bir grafik çizmiş bir oyuncu.
Aslında her oyuncu hakkında çok daha fazlası söylenmeli. Ama şimdilik birkaç cümle!
1996 yılından sonra NBA kesinlikle seyir zevki daha da artan ve basketbol anlayışının da değiştiği bir görünüme kavuştu. Lige bolca sayı kralı, all-star, şampiyon, mvp kazandırdı. Lig, pazarlamada artık vitrine ilk olarak bu isimleri koymasa da, sahada başarı hala bu adamlarda!
Benzer yazılar:
[...] yana kullandı. 1996 draftının ne kadar efsanevi olduğunu önceki yazılarımdan birinde dile getirmiştim. Ve Philadelphia gerçekten çok iyi bir seçim [...]
Iverson bir başka . Onun yerini kimse dolduramaz ..
Jordan mı Iverson mı deseler tereddüt etmeden Iverson derimm…